Safran Mutfakta-Yemekler

Pazartesi, Şubat 27, 2006

Kuş Yuvası

Bugün sizlere görsel açıdan zengin ve çok lezzetli bir tarif hazırladım. Sizce de görünümü bir kuş yuvasına benzemiyor mu? Patatesten yapılan sepet biraz uğraştırıcı olduğundan gayet kolay ve pratik bir köfte tarifi ile birleştirdim. Bu tarifi ortaya çıkartmamın nedeni de o patatesler zaten, yani sarı renkleriyle onlar suçlu... Nedeni geçen gün kızartma yaptığımda fritözde birbirlerine kenetlenip bir tabak gibi kızarmış olmaları...Sanırım aceleden yeterince iyi kurulamadan koyduğumdan olmuştur ama bu mutlu kazacık bana bu yemeğin ilhamını verdi...:) Şimdiden hepinize kolay gelsin, sizlere tüm hayallerinizin gerçekleştiği güzel bir gün diliyorum...Sevgiyle kalın...:)
Safran



Malzemeler:

Patates sepeti için:

2-3 tane patates
Kızartmak için sıvıyağ ve bir fritöz ve ısıya dayanıklı bir tabak :)

Köftesi için:

Haşlanmış tavuk göğüsü (ya da kıyma da kullanabilirsiniz)
2-3 dilim bayat ekmek
1 küçük boy kuru soğan
2 diş sarımsak
1 yumurta
Tuz
Baharatlar (kekik, nane, pulbiber, kimyon ve karabiber)
Kızartma/Pane unu

Süslemek için:

Ispanak ve maydonoz yaprakları ve turşu

Yapılışı:


Patates sepetin yapılması için varsa şekildeki alet yardımıyla patetesleri file biçiminde şekilli keselim. (Bu aletten bulunmayanlar patatesleri parmak patates şeklinde keserekte aşağıdaki süreçleri takip edebilirler...)

Fritözün sepetinin kenarlarına patatesleri birbirine geçecek, dokunacak biçimde yerleştirelim ve ısıya dayanıklı bir tabak ile sıkıştırarak yerlerinden çıkmamalarını sağlayıp fritözde öyle kızartmaya yollayalım, kızaran patates sepetlerini mümkün olduğunca şeklini bozmadan fritözün sepetinden ayıralım ve bir tabağa koyalım...

Köfteleri hazırlamak için tavuk göğsünü haşlayalım ve varsa kemiğini çıkararak robotta incecik kıyalım. İçerisine 2-3 dilim bayat ekmek, 1 küçük soğan ve 2 diş sarımsak koyup robotu tekrar çalıştıralım. Geniş bir kaba aldığımız bu karışıma 1 yumurta kırıp bolca baharat (kekik, nane, kimyon, karabiber, kırmızıbiber) ve tuz ekleyelim...Şekil verme kıvamına gelen karışımdan elimizi biraz su ile ıslatarak ceviz iriliğinde parçalar alıp elimizle top haline getirelim ve pane/kızartma unu dolu bir tabağa atalım ve her tarafının bununla kaplanmasını sağlamak için tabağı ileri geri oynatalım...Daha sonra bu köfte toplarını fritözde kızartalım ve altın rengini alınca çıkartalım...

Daha önce hazırladığımız patates sepetlerinin içini ıspanak yaprakları ile doldurup sepetin kenarlarını maydonoz yaprakları ile süsleyelim...Köftelerimizi de istediğimiz sayıda bu sepetin ortasına koyalım, servis yapalım...Afiyetle yiyelim...:)

Çarşamba, Şubat 22, 2006

Fırında Sebzeli Güveç

Hani bazen buzdolabınızı açarsınızda içerde tek tük kalmış sebzeler örneğin 3-4 tane pırasa, 2 havuç vs.. size bakıp "-Ee? Şimdi nolucak?Bizle ne yapmayı düşünüyorsun?" derler ya :) işte ben genellikle bu yemeği onlara cevaben yaparım. Yani tek başına yemek olamıyacak kadar az sayıda sebze çeşitlerim varsa birleştirip bu güzel görünüşlü ve lezzetli yemeği yapıyorum. Yani bu kez birlikten kuvvet değil lezzet doğuyor :). Siz de istediğiniz sebzelerle tarifi geliştirebilirsiniz. Benim tarifim Yemekler linkinde...Hepinize güzel bir gün diliyorum..:) Sevgiler...


Malzemeler:

Tavuk göğüs eti (kıyma,kuşbaşı et, sosis hatta sucuk bile kullanabilirsiniz)
4 pırasa
1 büyük boy havuç
1 patates
1,5-2 su bardağı bezelye
1 tatlı kaşığı biber salçası
Kişi sayısı kadar yumurta (bu verdiğim malzemeler ile 3 orta boy fırın güveci rahat doluyor)
Kaşar peyniri rendesi
Baharatlar (kekik, nane, kimyon, karabiber, pul biber)
Tuz

Yapılışı:

Kapaklı derin bir tavada 4 kaşık sıvı yağda, nohuttan biraz daha büyükçe doğranmış tavuk etini pişirmeye başlayalım... Biraz pişmeye, rengi dönmeye başlayınca içine ince ince halka halka doğranmış pırasaları, rendelediğimiz havucu ilave edip birkaç kez karıştırıp tencerenin kapağını kapatarak kısık ateşte pişirmeye devam edelim. Kısık ateşte pırasalar suyunu bırakacaktır... Pişme esnasında bu kez rendelediğimiz patatesi, baharatları ve tuzu da tavaya dahil edelim...
Sebzelerle tavuğun iyice piştiğine emin olduktan sonra 1 tatlı kaşığı biber salçasını ilave edip bir kez daha karıştıralım, tavada hiç su kalmayıncaya dek pişirelim... Altını kapatmaya yakın 1,5 su bardağı haşlanmış bezelyeyi ilave edip, bezelyeleri ezmeden, yumuşak hareketlerle, bastırmadan harcın geri kalanı içine karıştıralım ve aromaların buluşmasını sağlayıp tavanın altını kapatalım...
Hazırladığımız bu harcı çok az sıvı yağ ile yağladığımız toprak fırın kaplarına (hoş bir sunum için:)), o yoksa yine sıvı yağla yağlanmış küçük borcamlara bölerek üzerini bir kaşığın tersiyle düzeltelim. Tam orta noktasında bir yumurta sarısından biraz daha büyük bir çukur oluşturalım. Bu çukura yumurtamızı papatya oluşturacak biçimde kıralım. Fırın kabının kenarları boyunca ortadaki yumurta havuzunun üzerini örtmeyecek biçimde yani bir "o" çizecek biçimde kaşar rendesi döküp, önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında yumurtalar iyice pişene ve kaşar pembeleşene dek pişirelim...Doğrudan fırın kabıyla altına bir nihale koyup masaya götürerek sıcak sıcak servis yapalım, sevdiklerimizle afiyetle yiyelim...:)
not: seçeceğiniz fırın kaplarının doğrudan içinde servis yapabileceğiniz nitelikte ve küçük olmasını, yemeğin her kişiye ayrı bir porsiyon halinde sunulmasına imkan vermesi açısından tavsiye ederim. Çünkü bu yemek içi renk renk hoş bir yemek olmasına rağmen asıl güzelliğini üzerindeki papatya desenli yumurta ve kaşardan alıyor dolayısıyla spatulayla fırın kabından çıkarıp parçalarsak sunumu pek hoş durmayabilir...Afiyet olsun, kolay gelsin...:)

Pazar, Şubat 19, 2006

Pollo Parmigana :)


Her şey o gün başladı...Ben masum masum kahvemi içip, eşimle TV'de haberleri izlerken öldürülen bir sürü tavuk görüntüleri eşliğinde kuş gribine ilişkin üzücü haberler yayınlanmaya başladı...Bu haberleri izleyen eşim ikinci bir emire kadar eve tavuk ve tavuk ürünlerinin girişini yasaklamayı önerdi...Hayır, ilk başta bu öneriye itiraz etmek aklımın ucundan bile geçmedi çünkü bir çocuğum var ve ilk başta ona karşı sorumluyum... Ama ilerleyen günlerde bu "tavuksuzluk", belki tavuk üreten firma sahiplerinden bile çok beni üzdü :) Çünkü ben tavuk yemeklerini çok severim...
Ama işte bu akşama kadar dayanabildim, vuslat bugüneymiş...:) Zaten ikna olmaya eğilimli ve tavuk yemeklerini fena halde özlemiş olan bünyem Uğur Dündar'ın TV'deki reklamlarının katkılarıyla ve annemin işbirlikçiliği sayesinde eve kaçak yoldan tavuk sokmamı sağladı. Ancak asıl konu bunu eşime yedirmekti...Ben de yeni tatlar denediğim zaman beni kırmayarak yemeği tadıp (acımasızca! :)) gerçek fikini söyleyen değerli eşime tavuğu daha önce denemediğim bir tarifle sunmak ve suskun olan gidişime karşın tavuk yemeklerine dönüşümü muhteşem kılmak için internette araştırmalara başladım ve "Worldly Recipes"diye bir siteye ulaştım. Orada tavuk yemekleri kısımında İtalyan mutfağına ait olan aşağıdaki tarifi buldum ve onun üzerinde evdekilerin damak tadına uyacak çok sayıda değişiklik yaptıktan sonra tarifi aşağıdaki şekile çevirdim ve makarnayla beraber servis yaptım...Sonuç mu? Bu güzel görüntüye kim hayır diyebilir?...:) Hadi sizlere de kolay gelsin, siz de bilinen bir marketten markalı, paketli yani üreticisi, son kullanma tarihi belli bir tavuk alın ve şu tavuk orucumuzu bozalım. Hem kendimizi hem de canımızdan çok sevdiğimiz çocuklarımızı bu denli değerli bir protein kaynağından mahrum bırakmayalım...Sevgiyle ve sağlıkla kalın...:)

Malzemeler:

Kişi sayısı kadar tavuk pirzolası ya da yarım tavuk göğsü
Kaşar peyniri rendesi
1 orta boy patlıcan
sıvıyağ, yağ, tuz ve karabiber karışımı (derisi çıkarılmış tavukları içinde bekleteceğiz)

Domates sosu için:

2 kaşık sıvıyağ
1 yemek kaşığı biber salçası (domates salçası da olabilir)
1-2 domatesin püresi
1 orta boy soğan (kıyılmış)
1-2 diş sarımsak (kıyılmış)
2 yemek kaşığı sirke
1 tane küp şeker
kekik, kimyon ( yada sevenler için köri)
tuz

Süslemek için:

2-3 tane ıspanak ya da maydonoz dalı
nane


Yapılışı:

Derisi soyulmuş tavukları çok az sıvı yağ, tuz ve karabiberle oluşturduğumuz karışımımızla sıvıyalım ve sosu içine alması için bekletelim...Yıkayıp temizlediğimiz 1 adet patlıcanımızı fırında 280 derecede alüminyum bir folyoyu ızgara üzerine serip patlıcanı da üzerine yerleştirerek pişirelim. Patlıcanın közlenmesini sağlayalım (ölçüsü patlıcana bir bıçak sapladığınıda bıçağın patlıcana yumuşakça girmesidir). Biraz soğuyunca patlıcanın kabuklarını soyalım ve dilimleyerek soğumaya bırakalım..
Diğer taraftan domates sosu hazırlamak için içerisinde 2 kaşık sıvıyağ bulunan tavayı ocakta kızdıralım, kıyılmış soğan ve sarmısakları ekleyip yağda 3-4 dakika çevirelim...Rendeleyip ya da robotta çevirip püre haline getirdiğimiz domateslerimizi ve 1 yemek kaşığı biber (ya da domates salçasını) da ilave ederek altını kısığa alalım...Ardından 1 küp şeker, sirke, kekik, kimyon (ya da sevenler için köri) ve tuz ekleyerek 10 dakika daha kısık ateşte pişirelim.

Bu arada çok az sıvıyağ, karabiber ve tuzdan oluşan karışım içerisinde bekletilmiş tavukları (gögüs kullandıysanız her yüzünü 7'şer dakika olmak üzere teflon bir tavada pişirdikten sonra) 1 kaşık un döküp sallayarak iyice her yanını unla buladığınız fırın torbasının (bütün marketlerde bulabilirsiniz) içine yan yana alalım üzerlerine, örtecek büyüklükte 1'er dilim közlenmiş patlıcan koyalım, torbanın ağzını kutudan çıkan aparatla bağlayıp, torbanın üzerinde bir delik açalım ve torbayı bir fırın tepsisine yerleştirip 200 derecelik fırında tavuklarımız iyice pişene dek takriben 30 dakika pişirelim...Fırından çıkan patlıcanlı tavukların torbasını iyice açık henüz sıcakken üzerine kaşar peyniri rendesi dökelim...
Tabağımıza (ben makaranın yanında servis yaptığım için) önce makarnalarımızı alıp üzerine domates sosu ekleyip onun üzerinede patlıcanlı ve kaşarlı tavuk pirzolalarımızı/göğüsümüzü koyalım...
Ben süs olsun diye -ki sonradan yemeğe eklediği aromayı da beğendim- üzerine 1-2 yaprak ıspanağı ince ince kıydım ve serpiştirdim ve birazda nane serpiştirdim....Tadı çok güzel olmuştu, sizlerde denerseniz yorumlarınızı bekliyorum....Daha nice tavuklu tariflere inşallah :)

Cuma, Şubat 17, 2006

Bulgurlu Mini Kabak Dolmaları

Merhaba! Hepinize sevgiler...:)

Kabak yemeyi sevmeyenlerden misiniz?Bu tarifle karşılaşana kadar ben de sizin klübe üyeydim :))...Ama artık değil...Bu yemeği çok seveceksiniz. Hem lezzetli, hem sağlıklı, hem de çok hafif ve yağsız...Aynı yemeğin içinde hem proteininizi, hem karbonhidratınızı ve hem de sebzenizi alacaksınız...Küçük çocuklarına ve karışık beslenmeye geçmiş bebeklerine besleyici bir yemek sunmak ama aynı zamanda akşam yemeği içinde birşeyler hazırlayıp bir taşla iki kuş vurmak isteyen anneler için de pratik bir tarif...İşte malzeme listesi ve yapılışı, yorumlarınızı bekliyorum... şimdiden ellerinize sağlık...Afiyetle kalın..:)
Malzemeler:
1 kg kabak
1 orta boy kuru soğan
250 gr kıyma
1 su bardağı bulgur
Baharatlar (kekik, nane, karabiber...)
Tuz
Yapılışı:
Ön hazırlık olarak bulgurumuzu iyice ayıkladıktan sonra üzerine 1,5 su bardağı yeni kaynamış sıcak su dökerek ıslatıyoruz. Sıcak suyu döktükten sonra kabın ağzını kapatın ki bulgur daha iyi kabarsın...
Bulgurlar sıcak suyu tamamen çekinceye kadar bizde kabaklarımızı iyice yıkayalım ama kabuklarını soymayalım(Aslında en faydalı ve en lezzetli yeri burasıdır, hatta bazı ülkelerde sırf kabuklarını ince ince doğrayarak yemek yapıyorlarmış)....Kabakları yapabiliyorsanız bütün halinde, böyle yapmak zor olacak derseniz tam ortadan ikiye böldükten sonra her parçayı ayrı olarak, içini kabak oyacağı yardımıyla oyalım...Kabağın iki ağzı da açık olacak yani bardak biçiminde altına oyulmamış bir dip bırakarak oymayacaksınız, içine bakınca dışarısı gözükecek...Dışını ise kabak oyacağınızın varsa tırtırlı ağızı ile sürterek süs yapalım (yemeğin görüntüsü de önemli değil mi?...:)...
Bu arada bulgurunuz hazır olmuştur. Bulgurun üzerine ince kıyılmış soğanı (robotta da kıyabilirsiniz), kıymanızı, baharatları ve tuzu ilave ederek bastıra bastıra iyice yoğurun ve iç malzemesini bütünleştirin...
Az önce oymuş olduğunuz kabaklara bu iç malzemesini iyice bastırıp sıkıştırarak yerleştirin...Kabağın içinde hiç boşluk kalmasın. Sonra kabağı kesme tahtasına yatırıp yavaşça 2 cm kalınlığında dilimlere ayırın...Kestiğiniz dilimleri tencereye birbirine yasalayarak dikine (ayakta duran bir tekerlek gibi) yerleştirin...Üzerine 2 su bardağı soğuk su ilave ederek kısık ateşte pişmeye bırakın...Kabaklarınız pişince yanında sarımsaklı ya da sarımsak sevmiyorsanız ki çok sağlıklı aslında, normal yoğurtla servis yapın...Şimdiden kolay gelsin ve afiyet olsun...:)

Çarşamba, Şubat 15, 2006

Fırında Mantar Dolması


İşte sizler için güzel bir mantar yemeği tarifi...Mantar iyi pişirilise çok keyif verir...Ama dikkat edilecek konu geç piştiği için sofraya getirmeden önce iyi pişip pişmediğini kontrol etmektir.

Mantarla yapılan yemeklerle, mantarı kısık ateşte pişirmek suyunu vermesine neden olur. Kızgın yağda hızlıca çevirip pişirmek ise sulanmasını bir nebze önleyecektir. Ben mantarı genelde fırında yapmayı tercih ederim. 1 saatlik pişirme maratonundan sonra pişmeyen, pes etmeyen mantar cinsi görmedim..:)).

Mantar alırken bilinen marketlerdeki kültür mantarlarını almaya özen göstermek ise hem kendimizin hem de sevdiklerimizin sağlığını korumak için çok önemli...Sizlere vereceğim fırında mantar dolması tarifini; önünde bir çorba, yanında bir pilav ya da makarna ve salata ile oluşturacağınız bir menü halinde sevdiklerinize sunabilirsiniz...Şimdiden kolay gelsin...:)

Malzemeler:

Büyük 8-10 tane mantar (Kişi başına 2'şer taneden 4-5 kişi için)
1 çay bardağı hazır köfte harcı (ben Knorr'unkini kullandım)
Kaşar peyniri rendesi

Yapılışı:

Mantarları ovarak iyice yıkayalım. Ovma işlemini sıcak suyun altında yapalım. Ovma hareketi ile en dışındaki ince zarını soyarak temizleyelim. Bu işlem sırasında mantarı kırmamaya dikkat edelim. Temizleme işi bitince mantarın şapka kısmıyla sap kısmını ayıralım. Özellikle zor pişen kısmı olan bu sap kısımlarını robotta iyice kıyalım. Şapka bölümünü (mantarın üst kısmı) ise bir borcama iç kısımları (sapın çıktığı bölüm)yukarı bakacak şekilde yan yana yerleştirelim...
Robotta çektiğimiz sap kısımlarını bir kaba alarak içine 1 çay bardağı hazır köfte harcı ve yarım çay bardağı su döküp iyice karıştıralım...Elde ettiğimiz içi, borcamdaki mantarların içine dolduralım ve en üste de birer tutam kaşar rendesi koyarak hafifçe bastıralım ki kaşarlar düşmesin. Borcama 2-3 çay bardağı su ilave edelim. Burada ölçü su seviyesinin mantarların yarısına kadar gelmesidir. Varsa borcamın kapağını kapatalım yoksa bir alüminyum folyo paraçasını borcamın üstüne kaplayalım (folyo mantarla temas etmemeli)...250 derecelik fırında 1 saat pişirelim ve sıcakken servis yapalım, afiyetle yiyelim...:)
Not: 1 saat sonunda pişirme kabınızda mantarların altında bir miktar su kalabilir...Onun da tadına bi bakmanızı öneririm. İnanın tek başına 1 dilim ekmekle o mantar, kaşar ve köfte harcı aromalı sos bile yenebilir :)...Deneyin!Haksız olmadığımı göreceksiniz...:)